25.11.12

Alışveriş #5 / TÜYAP ve arkada kalanlar

Uzun bir aradan sonra tekrar buradayız. Anlatmak istediğim, paylaşmak istediğim o kadar çok şey var ki... Uzunca bir nadasa yattım bu dönemde, hayatımla yap-boz oynadım. Şimdi artık bütün bozduklarımı ve yaptıklarımı arkamda bırakmaya hazırım. En azından öyle olduğuna inanmak beni rahatlatıyor. Her şeye yeniden merhaba, kaybettiklerimize yeniden seni özledim deme vakti benim ki...

 Bu kadar melankoli yeter. Son zamanların en büyük olayı elbette ki vizelerdi. Zaten zor olan üçüncü sınıfı tutup dördüncü sınıfla birleştirdiğimi göz önünde bulundurursak açık ara bir deliyim. Ama seni yolda tutan özel dostların varsa her şey daha kolay; buradan Burcu'ya ve Halime'me kamuoyu önünde teşekkür etmek istiyorum. 2422 sayfalık bir vize döneminden sonra(evet, üşenmedim saydım) yapılacak en akıllıca hareket elbette ki TÜYAP'a gitmekti.

Canım babacım hali hazırda gitmiş olduğu halde üşenmedi beni götürdü, bütün standlarda peşimde dolaştı. Ve kredi kartını ellerime teslim etti.(en zoru da bu olmalı bence.) Kitapları gördüğümde çocukluğuma dönmem, babamla yaşadığımız bütün o güzel anıları hatırlamam, Büyük Ustam Z.E. ile lise kütüphanemde geçirdiğim o harika günleri hatırlamam, ve bütün fuarı suratımda koca bir gülümseme ile kitaplarıma sarılarak dolaşmam bir kere daha bana hayatın tam da doğru noktasında durduğumu gösterdi. Z.E. lise kütüphanemizin yöneticisi idi, benim de yanında asistanlık yaptığım büyük ustam. Hayatımın her döneminde özleyeceğim o günleri.

 TÜYAP bu yıl çocuk temalı olmasına rağmen ben alışılmışın dışında pek de farklı bir yapılanma göremedim. Hissettiğim o tarifsiz mutluluğu anlatmama elbette ki imkan yok. Hepiniz gibi ben de bütün kitapları almak istedim ve elbette içim buruk ama mutlu bür şekilde ayrıldım. Aldığım kitaplara gelirsek;

1) Anadolu Yakası / Mustafa Kutlu / Dergah Yayınları Mustafa Kutlu'nun bütün kitaplarını aldım ve okudum. Ben de yeri çok ayrı ve özeldir. Ortaokul yıllarımda babamın tavsiyesi ile okumuştum ilk kitabımı, hepimizin bildiği o meşhur Uzun Hikaye. Daha sonra lise yıllarında bütün eserlerini bir çırpıda okudum. Yeni çıkan eserleri ise her yıl TÜYAP'tan alırım. Benim geleneklerimden biri haline geldi.

 2) Doğu'dan Uzakta / Amin Maalouf / Yapı Kredi Yayınları Amin Maalouf'la tanışmamız da yine ortaokul yıllarında babamın tavsiyesi ile olmuştu. İlk okuduğum Yolların Başlangıcı beni çok etkilemiş ve bir aile arşivi tutmaya yönlendirmişti. Doğu'nun Limanları ise en favori Amin Maalouf kitabımdır. Doğu'dan Uzakta'nın çıktığını ilk duyduğumuzda baba-kız ne kadar sevindiğimizi tahmin bile edemezsiniz. Bu kitap bir nev'i benim babama hediyem oldu.

 3)Bitmeyecek Öykü / Michael Ende / Kabalcı Yayınevi Bitmeyecek öykü benim yaş grubumun, çocukluğumuzun çizgi filmi. Ne zamandır almak istediğim bu kitabı %50 indirimde görünce dayanamadım doğrusu.

 4)Ütopya / Thomas More / Kabalcı Yayınevi Kabalcının Humanitas dizisini çok beğeniyorum. Dilin bütün inceliklerini gözönüne serecek şekilde geniş dilbilgisi açıklamalarına yer veriyorlar. Bu da her zaman anlamlandırmakta zorlandığımız Yunan ve Latin Klasiklerini bizim için kolaylaştırıyor. Ayrıca kitabın sol sayfasında metnin orjinalinin sağ sayfasında ise çevirisinin yer alması bence bu okumaları akademik düzeyde yapmak isteyenler için oldukça faydalı. Ben daha önce bu serinin Magna Charta/Büyük Sözleşme ve Sokrates'in Savunması kitaplarını okudum.Özellikle Sokrates'in Savunmasını başka kitaplardan da okuyan biri olarak bu çeviri sisteminin ve Kabalcının Çevirmenlerinin oldukça başarılı olduklarını söylemem gerek. Ütopya'yı bir edebi eser gibi değil de sosyolojik bir kaynak olarak okumak istediğim için ben böyle bir sistemi tercih ettim. Okuduktan sonra daha nitelikli bir rapor sizlerle olacak.

Oldukça uzun bir yazı oldu. Umarım sizi sıkmamışımdır. Bu blog benim küçük sırrım yalnızca bir kişi biliyor o da Z.E. sanırım yavaş yavaş sırrımı açıklayacağım ne dersiniz?

 Şimdi sırada Sabancı Müzesinde sergilenen Monet, Ankara'daki Van Gogh ve Topkapı'da ki Çin Hazineleri sergisi var. heyecan verici değil mi?

 " +Baba, bana ne olacak? Ben ne olacağım?
   -Okuyup, yazacaksın..."

5.11.12

Ders Çalışma Halleri #5

Uzun bayram tatili sonrası hayata hele ki okula alışmak oldukça zor. Bir de üzerine bir hafta sonra vizelerim olduğunu eklersek ve de hastalıklar yüzünden yataktan kalkamadığımı hesaba katarsak bir korku filminden farkım yok. Ama bunları atlatmak için bir günü keyif içinde evde geçirmek kafi. En azından öyle olmalı. Yataktan kalkıyoruz, annemizin çeyizinin en nadide parçalarını kendimize seçiyoruz. Mesela şöyle;
Sonra kendimize harika bir kahvaltı hazırlıyoruz. Ben kahvaltı için Twinings English Breakfast Tea, Halk Ekmek Altın Ekmek, bir parça beyaz peynir ve bir parça armut hazırladım.
Gün içinde ise biraz ders biraz eğlence vardı. Bunun yanında sınav dönemine hazırlık olarak da odamın tüllerini elden geçirdim. Aydınlık bir oda hepimize lazım değil mi:) Breakfast Tea ve Annemin Porselenleri ile en güzel gidecek şey elbette ki Emma. İnsana on milyon bin yüz mutluluk veriyor!
Şimdi ise tiramisumu dolaba koydum, Leyla ile Mecnun'u bekliyorum. Biz L&M'cilere bugün günlerden Leyla ile Mecnun. Haftanın en mutlu günü <3 Daha sonrasında keyif kahvemi içip ders çalışmaya devam edeceğim. Hadi hayırlısı...

Son Durum

Neden buralarda olmadığımı uzunca anlatabilirdim. Ama bu hiç bir sorunu çözmeyecek. Onun yerine hiç olamamış gibi davranalım mesela? Beklemede kalın;)